Neden Sosyal Medya Kullanıyorum

Sosyal medya hayatımızı bu kadar esir almışken bugün oturdum bende şu herkesin konuştuğu, eleştirdiği talk show' u izledim. Orada geçen bir cümleye takıldım. Sosyal medyayı artık kullanmadığını iddia ediyor ama çoğu çıkarımını da sosyal medya üzerinden yapıyor beyefendi. Ben artık şöyle düşünmeye başladım. Sanırım en çok sosyal medyayı kötüleyen insanlar sosyal medyayı müthiş derece de kullanabiliyor ve elit olmanın bir koşulu da ortamlarda " ay canım ben sosyal medya kullanmıyorum, çok zaman kaybı," gibi şeyler söyleyen insanların kendi hayatlarında ne kadar fazla rol yaptıklarını açıkça göstermiş olduklarını düşünüyorum. Tabi bu herkese has bir şey değil. Hayatımızda gerçekten bu role bürünen insanlarda var izole olup kendine dönmeye çalışan insanlar da var. Lakin günümüzde her şey gösteriş. Bende farkında olmadan yapıyorum bunu. Çünkü bazı şeyler artık alışkanlık haline geldi ve sosyal medyaya bakmadığım bir gün kendimi çok geride kalmış hissediyorum. Örneğin, eskiden çok fazla reels videolarını izleyen bir insan değildim. Ne biliyim ben daha çok twit atan tayfalardanım. Yazmaya karşı merağım var. İşte arkadaşlarımda sürekli "ay şunu izledin mi ay bunu nasıl izlemezsin ay nasıl görmedin" gibi gibi beni zorbalayan kişilerdi. Youtube ta bile video izleme alışkanlığı olan biri değilim ben. Yabancı ülkelerde gezen gezginleri izlerim o da gezmiş kadar olmak için... Kendimi bu konuda son zamanlarda aşmaya başladım, evet ya güzelmiş gerçekten diyebiliyorum ama bitmeyen bir döngüye girmek gibi bir reels videosunu izlemek. Oradan oraya o kadar çok hızlı geçiyoruz ki duygudan duyguya atlıyorum bazen. Sinir sistemim neye uğradığını şaşırıp afallıyordu ilk zamanlar. Ama içten içe de hoşuma gidiyor yani. Zamanla bu da alışkanlık haline dönüştü. Bir de şuan o kadar işsizim ve evde kalmak durumda kaldım ki canım giderek hiçbir şey yapmak istemiyor, boş boş sosyal medyada gezip vakit geçirmek adı altında zamanın içinden geçiyorum. Ne günden bir şey anlıyorum, kafam da dopdolu oluyor, kendi sorunlarıma ayırmak istemediğim her vakti başkalarına bakarak geçiriyorum. Peki ben neden sosyal medya kullanıyorum? Neden bu kadar insan olarak artık sosyal medya kullanmayı yemek yemek su içmek gibi temel ihtiyaçlar hailine getirdik? Şuan elimde sürünen Çalınan Dikkat adlı kitabı okuyorum. Ama işte o da zamanını bekliyor hastalıklardan bir türlü konsantre olarak okuyamadım zaten okuma dikkatimi de kaybetmişim. zihnim sürekli başka yerlerde. Kitabı yazan kişi sosyal medya hesaplarını kapatıyor, akıllı telefonu bırakıyor ve geldiği bağımlılık halinden kurtulup, dikkatini, odağını yeniden bulmak için araştırmaya çıkıyor. Ne yalan söyleyim ben şuan böyle bir şey yapabileceğimi düşünmüyorum. Aslında hepimiz içten içe de farkındayız her şeyin. Alışkanlık diyorum ya. Artık cihazlarımızda bir bağ var. İş için whatsapp grupları kuruluyor. Artık her şeyin bir grubu var. Arkadaş grubu var, aile grubu var, spor grubu var, gezi grubu var yani telefonun yoksa bunlara erişmen mümkün değil ve çoğu şeyden geride kalacaksın demektir. Artık sosyalleşmek eskisi gibi değil herkes internet üzerinden ne kadar sosyalse, ne kadar takipçisi varsa, beğeni alıyorsa, yorumlar arka arkaya geliyorsa o kadar sosyal hissediyor. Geri kalanlarda ya bende bir eksiklik mi var diye düşünüyor. Yine diyorum herkes böyle değil bilinçli sosyal medya kullanıcıları da var. Sadece zaman geçirmek için, beğeni için değil de işte bir şeyler paylaşmak için. Böyle deyince de ne kadar yalnız olduğumu fark ediyorum. Eskisi kadar arkadaşımın olmaması, konuşabileceğim üç beş kişi dışında ki biri var ki ona çok yükleniyorum, çok kafasını şişiriyorum bomboş. 

Tanıştığım herkes bomboş dedikodu muhabbeti döndürüyor, kimse hadi gel kitap okuyalım, dizi izleyelim, hadi bugünde filme gidelim, müze gezelim, hadi çılgınlık yapıp tura gidelim demiyor. Yok çünkü. Olan insanlarla da sürekli işlerimizden dolayı uzaktayız. Yan yana geldiğimizde yapmıyor muyuz alasını yapıyoruz ama onun dışında içinde gerçekten kocaman bir yalnızlık var. Kendi kendimeyim sürekli. Kendime bakmaktan o kadar sıkıldım ki evet sosyal medyaya giriyorum, insanlar ne yapıyor diye merak ediyorum, gülmeye çalışıyorum, evet diyorum bak dışarıda hayat varmış. Herkes aynı değilmiş. Bir tek ben mi hissediyorum bu duyguyu ? Sanmıyorum. Ama benim sosyal medya kullanmamın en büyük nedenlerinden biri bu. Zaten içime kapanık bir insandım yıllarca, duygularımı dile getirmek bile çok zordu benim için, hala iletişimde zorlanıyorum kendime dair güvenim yok. İkinci nedenim de bu galiba. Gerçekte insanlarla konuşamayacağım her şeyi oralara yazıyorum. İçimden atmak gibi bir şey bu benim için. İletişimi zor olan sen değilsin diyorum kendime sadece bazı insanlarla aynı frekansta değilsiniz. Üçüncü nedenim de reels konusu galiba. Gerçekten çok güzel içerikler yapan insanlar var ve bunları arkadaşlarımla paylaşmayı seviyorum yada onların bana atmasını. Bir film önerisi görüp beraber izlemeyi seviyorum, Pınar Sabancı' nın hayatını uzaktan seyredip vay be diyorum bu kadın bu kadar zenginliğin içinde her yerde kitap okumayı nasıl başarıyor diyorum. Kitaplara bakıyorum mesela çok güzel paylaşımlar düşüyor önüme. Aşırı güzel yerlere giden insanlar var. Çok özeniyorum ve görür görmez kesin gitmeliyiz diye atıyorum. Yani ben kısaca normalde kuramadığım bağı sosyal medyadan kurmaya devam ediyorum. Bağ kuramamak büyük eksiklik çünkü. İnsanız, ne kadar sevmesek de insanlara ihtiyacımız var. İyisine de kötüsüne doğrusuna da yanlışına da.. Paylaşmak istiyoruz, vakit geçirmek istiyoruz ve bu eksik olunca kendimi kötü hissediyorum galiba. Evet bunu itiraf etmem çok uzun zamanımı aldı. Kimseye ihtiyacım yok. Kendi kendime yeterim inancına inanmıyorum artık. Çünkü bu tamamen yalan. Yetemiyoruz, eksik olmuyoruz belki ama yalnızlaşıyoruz. Yalnız kalmamak için kendime uygun olmayan, beni aşağı çeken insanlarla da vakit geçiremeyecek kadar olgunluğa da erişince işte bu yalnızlık bir yerde kaçınılmaz oluyor ve sosyal medyaya sarılıyoruz. Doğrudur, yanlıştır bilemem ama ben sosyal medya kullanmayı seviyorum. Bunu yalnızlığımı kapatmak için bir araç olarak da görebilirsiniz. Belki hayatımın bir anında gelecekte bir yerlerde gerçekten hiç ihtiyaç duymadığım zamanlarda gelebilir. Çok isterim neden olmasın? Sevdiğim insanla, arkadaşlarımla yollarda gezdiğimiz, küçük bir çevremizin olduğu, aynı frekansta bir grup insan gerçekten o tatlı bağı yakalayabiliriz belki bir yerlerde ne biliyim. Belki de bunun için başka bir yolculuğa çıkmam gerekecek. Farklı yollardan geçmek zorunda kalacağım, olsun. Korkmayacağım diyemem, benim için her adım attığımda her şeyin ne kadar zor olduğunu anlayamazsınız. Asla keyif alamıyorum. Hep bir anksiyetesini yaşıyorum ama yine de yapıyorum. Güzel günlere. 

Yorumlar

Popüler Yayınlar