Neden Bencil Aşk?
Aşkın bencil olduğunu düşünmeye başladım. İzlediğim diziler, yaşadığım ilişkiler yada gözümün önünde duran bazı örnekler bunu tasdikler bir şekilde gözümün içine soktu resmen. Herkesin kendine göre bir aşk tanımı vardır ya… İçinde uçuşan kelebekler, kalp atışının hızlanması, aşırı mutlu olma halleri, gözlerinin parıldaması gibi belirtiler gösterir kendince ve bizde aşkı kelimelere dökerken böyle dökeriz. Aklım, fikrim, hayatım hep o. Dünya onun ve benim etrafımda dönmeye başladı ve biz sanırım aşk sarhoşu olduk deriz. Bütün hayat enerjimiz o yöne doğru aktarmaya başlarız. Her şey biz olsun isteriz. O biz olma fikri başlarda güzel gelse de konfor alanlarını kaybetmeye başladığında can sıkıcı bir hale bürünmeye başlar ve artık yavaş yavaş aranızdaki o büyüyü kaybetmeye başlarsınız. Çünkü biz olalım derken kendinizi kaybetmeye başlamışsınızdır. Kendinizle vakit geçiremediğiniz için de ruhunuz sıkışmaya başlar. Aşkın hissettirdiği o mutluluk hali yavaş yavaş kendini yitirir. Başta aşkın size bencil olduğunu söylemiştim. Aşk siz farkında olmadan sizden bir çok şeyi alıp götürür. Size sürekli kendinizden verdiğinizi hissettirir: Hobileriniz, arkadaş çevreniz, yaşam alanınız, aileniz, okuyorsanız okulunuz… Aslında karşınızdaki kişi de sizin gibi bir sürü fedakarlık yapmıştır siz olabilmeniz için. Ama kimse biz olamayacağı için ego içinizdeki sizi uyandırır ve aşkı itmeye başlar. Aşık olduğunuzda da aslında arzularınızın peşinden gidersiniz. Bu yüzden ilk başlarda savaşmaz sizinle çünkü iyi geliyordur, mutlu ediyordur sizi. Egonuzu öyle güzel okşuyordur birinin sizi böylesine sevmesi, düşünmesi, değer vermesi hiçbir şey bunun kadar mutlu edemez gibi gelir size. Bu yüzden sürekli kendimizden veririz ya zaten. Aşkı değil de karşımızdaki kişiyi suçlarız. "Ben senin için neler yaptım ya sen?" aşkın kör olma hali de budur bence. Karşımızdaki kişinin de kendinden verdiğini göremeyiz. Aşk kendini ya sevgiye bırakır yada nefrete… Sevgi aşk gibi bencil değil de pamuk gibidir. Yumuşacıktır, saftır. Hani böyle yumuş battaniyeler olur, soğuklarda sımsıkı sarılırsınız, elinizde de bir fincan kahve vardır ya… İşte aşktan çıkıp sevgiye döndüğümüzde bize böyle hissettirir. Peki aşktan çıkıp sevgiye nasıl teslim ederiz kendimizi? Konuşarak, iletişim halinde olarak, birbirimizin alanlarına müdahale etmeyerek, bencil olmayarak, güvenerek, birbirimizin sahibiymiş gibi davranmayarak, hayattaki her şeyin sonu olduğunu bilerek, biz olmayı değil de önce kendimizi mutlu ederek… Aslında daha bir sürü şey sıralayabilirim de buraya ama herkesin ilişkisi ve yolu farklıdır. Sevmek hep güzel şey ama aşk… Ne bencil bir şey. Sevgiyle Kalın.
Yorumlar
Yorum Gönder