Özgür Kalpler, Yaşasın Sevgiler!

 Kendi oluşturduğum hapishanemin içine çiçekler ekledim bugün. Kalbim, uzun zamandır öyle yalnızdı ki ne zaman biri gelecek olsa almadım içeri. Bir sürü kapı koymuştum halbuki bir zamanlar; belki biri gelir, gider ama olsun orda yeri hazır olsun, o kapıdan tekrar biri girsin, gelsin hayatımın içine etsin diye. Beklediğimden farksız olmadı durumlar. Her seferinde hızlıca çarpıp gittiler kapıyı. Hani o pat sesi nedense en sevdiklerimden çıktı daha çok. İlk fırsatta koşa koşa uzaklaştılar; sanki ben onları kendi kapımdan zorla içeri sokmuşum gibi, sanki bir hiç mişim gibi… Ama o ses yok mu? Kalbim her seferinde yerinden sökülecek, nefes alamayacağım, her şeyin sonuna geldiğimi hissettiren o pat sesi… İnsan terkedildiğinde, kalbinde defalarca çalar, çıldırtacak derecesine acıtır canını. Bazı insanlar kalplerini söküp atmayı denerler. Ben o kadar acımasız olamadım hiçbir zaman. Açtığım bütün kapılara tek tek koca koca kilitler vurdum. Ne acayip değil mi? Başkaları canımızı yaktı diye kendi canımızı onların yaktığından daha çok yakıyoruz farkında olmadan. Acıları da hapsediyoruz o kilitlerin altına o insanlarla beraber. Görmezden geliyoruz, duymazdan geliyoruz ama içten içe hep acımızı da çekip mutlu olamıyoruz. Halbuki insan özgür bırakmalı kalbini. Kapı bile koymamalı oralara. Çünkü bir kalbin kapıya ihtiyacı yoktur sevebilmek için. O zaten o kadar büyüktür ki her şeyi içine alabilir. Sevgiyi tutsak etmek, kapı koymak ancak korkakların işidir. Bugün bütün kilitleri de fırlattım, kapıları da kırdım, tek tek söktüm içimde yıkık olan ne varsa çöpe attım. Kalbim bir hapishane gibi karanlık, kirli ve paslı değil, gökyüzü kadar uçsuz bucaksız, yeniden doğmuş ve ilk gün ki gibi büyük bir heyecan ve sevgiyle atıyor. İşte tam bugün. Çiçek ektim her yerine. Sarı ve beyaz papatyalarla donattım her yeri. Şimdiden kuşlar göç etti buralara. Kendi kendini özgür bırakmak ve sevgiye teslim etmek böyle bir şey herhalde!

Yorumlar

Popüler Yayınlar