Sorumluluğu Taşıyamama, Başkasına Yüklenme
Aldığınız sorumluğu taşıyamıyorsanız başka biri sizin yerinize bunu taşımak zorunda değil. Herkesin kendine göre yaşaması gereken bir hayatı, gerçekleştirmesi gereken amaçları var. Farkında olmadan karşımızdaki insana fazladan yük bindirebilir ve onun yaşamını kötü anlamda etkileyebiliriz. Özellikle bu size değer veren, hayır cevabını veremeyen birisi ise zaman zaman onda öfke problemleri meydana gelebilir. Size itiraz edemediği için hıncını başka şeylerden çıkarır. İstemeden ona yüklediğiniz sorumluluk onun hayatını etkilemekte kalmaz başkalarının hayatına kadar dokunur. Siz üzerinizden attığınız sorumlulukla ferahlarken, o giderek mutsuzlaşmaya ve yolundan çıkmaya başlar. Sevgi böyle böyle eksilir gider hayatımızdan . Kırmamak için yaptıklarımız içimizi bir kurt gibi içten içe kemirir. Zaman zaman kocaman öfke topuna bile dönüşebiliriz. Bu süreçte iyileşmek için, her iki tarafın öğrenmesi gereken şeyler vardır. Sorumluluğu başkasına atan taraf, üstlenemeyeceği sorumlulukları aldığı sürece tekrar tekrar bunu yapmaya devam eder ve başkalarının yardımına ihtiyaç duyar. Sürekli karşısına sorumluluk yükleneceği olaylar çıkar çünkü olaydan hala ders alınmamış, görünmesi gerekenler gözüne görülmemiştir. Alamayacağı sorumluluklar yüklenerek karşı taraftaki kişilerin üzerine yıkmaya devam edecek ve karşısındakileri kendinden uzaklaştıracaktır. Sonra hiç kimsenin onu sevmediğini, hak etmediğini düşünecek ve başıma ne yaptım da bunlar geldi diye debelenecektir. Karşı taraftan düşünecek olursak, yakınının sorumluluklarını yüklenen kişi hayır cevabını verinceye kadar, sürekli karşısına böyle insanlar çıkacak ve onu kullanmaya devam edecektir. Bu da onu psikolojik olarak değiştirip başka bir insan haline dönüştürecektir. Bir taraf sorumluluğunu vererek kendi içinde rahatlama yaşarken diğer taraf onu kaybetmemek için hayır cevabını vermek istemez. Biri hayatımızdan çıkıp gitmesin diye verdiğimiz mücadele biz ne kadar çırpınırsak çırpınalım hayır cevabı vermesek bile o insanın bizi ile işi bitince zaten bitecek. Biz sadece süreci biraz daha uzatmaya çalışıyoruz. Ne taraftan bakarsak, hangi kişi olursak olalım. Kendimizi düzeltebilir ve geliştirebiliriz. Yeter ki isteyelim ve kendimizi gözlemleyelim. Son olarak söyleyebilirim ki, yaşam kendi tarafımızdan gördüğümüz kadardır. Başka bir gözden izlemeye kalktığımızda, empati duyduğumuzda bile tamamını göremeyiz. İnsanın kendi yolunda bile bir sürü perde varken, başkasının ruh halini bilmeden ona bize ait olan bir sorumluluğu verebilmek iyiliği kötülüğe dönüştürmektir. Eğer başımıza gelen olaylardan almamız gereken dersleri alıp farkındalıklarla yürümeye başlarsak, gözlerimiz her geçen gün daha çok açılır ve daha dikkatli, özenli hale bürünürüz. Evet bu yaşam yoluna olmamız gereken kişi olarak çıktık ama ne ne kadar sorumluluk alabileceğini biliyorsun nede hayır cevabını verebilmeyi... İnsan kim olduğunu bilmeden, yürüdüğü yolu tanımadan gözlerinde bir bez ile nasıl yürüyebilir?
Yorumlar
Yorum Gönder