Kelebek ve Sinek
Yemyeşil çimenlerin arasında yürürken ansızın eline konan, kelebekle sinek arasındaki fark nedir? Sineğin genelde bütün pis yerlere konduğu düşünülür çünkü. Sinek rahatsız edici ve iç gıdıklayıcı gelir insana. Tipi de zaten hoş değildir, kapkara çirkin bir şey. Kelebeğin ayrı bir hoşluğu vardır göze hitap eden, estetiktir ve eline konduğu gibi uçar gider. Hem nadirdir; öyle her yerde göremezsiniz. Gelir gider. Sinek öyle mi? Yapışkan gibi bir geldi mi hep konar durur, uykundan uyandırır, gelir kulağın içine girer. Hayatımızda da bize kelebek gibi güzel, sinek gibi çirkin gelen insanlar, olaylar olabiliyor. Malesef sineğe yaptığımız acımasızlığı onlara karşı yapamıyoruz. Sinek küçük ya, vur gitsin, nasıl olsa seni rahatsız etti o çirkin haliyle. Aynı şey mi diyorsunuz belki içinizden. Aynı şey. Küçücük sineğe pis diye katlanamayan, onu öldüren bir insan sözleriyle insanları öldürmüyor mu bazen? İlla yaşama son vermek mıdır öldürmek insanı? Seni rahatsız eden her şey hak etmiyor mudur yaşamayı? Toplum içinde sen istediğin kadar kelebeklerle donat etrafını. Gelir, bir sinek konar ve seni rahatsız eder. Mesele ne biliyor musunuz? Seni ne kadar rahatsız ederse etsin, onunda yaşayan nefes alan, bir hayatı olduğunu unutmadan davranabilmek. Gözümüze en çirkin görünene bile sevgiyle davranabilmek. Sırf seni rahatsız etti diye başkasının canını acıtmamak. Kabullenmek. Sonuçta herkesin, etrafımızdaki her şeyin bir görevi, yaşamak için bir sebebi var. Tıpkı bizim şu an yaşadığımız hayatta olduğu gibi... Unutmamalı. Başkaları için sende sinek olabilirsin. Sen yaşıyorsan, o da yaşamalı. Sen seviliyorsan, onu da sevmelisin. Sevmek, hayatı en güzel haliyle yaşayabilmektedir.
Çiçekleri arzunun bir parçası olarak gören ben, masamda bir demet menekşe ile dağılan melankolimin resmini tasvir ediyorm. Daha sonra sizin sonsuzluğa konulan bir nokta olduğunu fark ettim; Tatlı bir görüntü bu, gözler için de, zihin için de tatlıydı. Bilirsiniz, İncelik ve zarafet ancak bunu hissedebilenlerin idrak edebileceği hassas bir enstrümandır... Marcel Proust'un eserlerini, Stendhal ve Balzac'ın eserleri, Necip Mahfuz'un kahire üçlemesi kitabını, son olarakta Zweig'ın bütün yaşam öykülerini okuyun. Bu yazarlar gelişiminize çok yardımcı olacaktır. Majesteleri saygılar.
YanıtlaSil