İnsanlar İkinci Bir Şansı Hak Eder mi?

 Bir defa yapan yine yapabilir.


Ateş, Buket Uzuner


Hep merak etmişimdir. Kendime asla güvenmeyen ben neden sürekli karşımdaki insanlara güvenmeyi seçiyorum diye. Beni tanıyanlar bilirler ki ben kurduğum ilişkilerin başında hep şunu söylerim. "Sana güvenmeyi seçiyorum. Bana lütfen yalan söyleme." Çünkü ben takıntılı biriyim. Karşımdaki insan yalan mı söyledi, arkamdan iş mi çevirdi, seviyor mu sevmiyor mu, benden gizlediği bir şey mi var, oyalıyor mu bilmem ne... Yani ben bunları düşünerek yorulduğum, kendi kafamda kurduğum bir ilişki modelini benimseyemiyorum. Maalesef bu niyetimi kötüye kullanan insanlarla çok karşılaştım. Nasıl olsa ne desem inanacak diye ağzından yalanı eksik etmeyen insanlar... Çoğu gerçekten çok iyi yalancıydı. Ben bir yalancının yüzüne asla bana yalan söylüyorsun demem mesela. Biliyorum çünkü söylemediğini iddia edecek. İyi yalancılar daima kendi söylediği yalana inanırlar ve arkasında dururlar. Bazılarının yalandan gerçeği de ayırt edemeyecek derece kafasının karıştığını da düşünüyorum. Zaten ben çoğu yalanı da tolere eden biriyim. Sebebini az çok anlıyorum ve kötü bir niyeti yoksa önemsemiyorum. Bende yalan söylüyorum çünkü olabilir bazı davranışları otomatiğe bağlamış gibi yapıyoruz. Söylediğimiz yalanların çoğu zaten kendimizle ilgili. Karşımızdaki insanla alakası yok. Ve biz neden sürekli yalan söylemek zorunda kaldığımızın üzerine gitmedikçe bu davranış her zaman devam edecek. Yalan yalan üstüne eklenecek, kendi söylediğimiz yalanlar giderek hayatımız haline gelecek. Bunu sadece yalan olarak da düşünmeyelim. Kalp kıran biri siz sanıyor musunuz ki bir daha yapmayacak? Eğer bunu alışkanlık haline getirdiyse, kendine bir kılıf uydurup tekrar tekrar ta ki siz yeter artık deyince kadar yine yapacak. Şimdi siz söyleyin. İnsanlar ikinci bir şansı hak eder mi? İkinci bir şansı değerlendiren birini kendimde dahil kimsede görmedim. İnsan aynı insan. Kök aynı kök. Bazı şeyler değişmez. 

Belli bir yaşa geldiğinde mi yoksa okudukça mı bilmiyorum ama insanın düşünce tarzı ve farkındalığı değişiyor.  Artık ona göre insanlar hayatına giriyor yada çıkıyor. Ben hepimizin hata yaptığını düşünüyorum ve bu konuda daha affediciyim. Örnek verecek olursam; eğer karşımdaki insan hata yapan tarafsa "Ben senin bu halini biliyorum zaten. Ben senin her halini kabul ederek beraber oldum. Lakin gerçekten değişmek istiyorsan, senin yanında olduğumu, hata yaptığında sana söyleyeceğimi. kırılmayacağımı bilmeni isterim," derdim.  Hata yapan taraf ben isem "Yaptığım her şey için çok pişmanım yada özür dilerim her neyse. Lakin bir daha yapmayacağımın garantisini veremem. Çünkü bunu sana yapmamın gerçek sebebini kendime itiraf etmekte güçlük çekiyorum. Yapmak istemeyeceğim ama yine yapacağım. Senin sevgini, verdiğin değeri suiistimal edeceğim. Fakat seni sevmediğim için değil, kendimi kontrol edemeyecek kadar arzularımın kölesi olduğum için.. Her şeyden önce benim bir insan olduğumu, senin bir insan olduğunu ve aynı hataları tekrar yapacak kapasitede olduğumuzu fark etmemiz gerekiyor. Sen ve ben bunun farkında olabilirsek doğru bir ilişki kurabiliriz. Senden hatalarımı tolere etmeni değil, gözüme sokmanı istiyorum. Bunu sana yada bize neden yaptığımı anlamam gerekiyor. " Yalanlara sığınmak yerine dürüst olmayı seçersen hayat seni kendinle ödüllendirir. Aslında birinden ikinci bir şans istemek çok mantıksız. Karşımdaki insan yine bunları yapabileceğimin bilincinde olmalı ve buna göre beni sevip sevemeyeceğini yada bunları kaldıramıyorsa çekip gitmeyi göze alabilmeli. Birbirimizle konuşmadığımız sürece o değişim gerçekleşmez ve her şey katlanarak büyür ve sonunda tükenir. Sen ikinci bir şansı verdiğinden karşındaki insanın değişebileceği ihtimaline güveniyorsun ve aslında karşındaki kişiyi değil de kendini görüyorsun. Karşındaki kişi sen değilsin. Belki de sevdiğini sandığın kişi senin bir yansıman olduğu için onu seviyorsundur. Karşındaki kişiye olduğu gibi baktığında onu hala sevebiliyor musun? Eğer seviyorsan... Üzgünüm. Karşındaki kişiyi öyle kabul etmek zorundasın ve senin oradan alacağın ders hala bitmemiş. Sevmiyorsan tahammül etmek zorunda değilsin. Çekip gidebilirsin. Sevgi, değiştirebileceğimiz insanlar üzerine kurulu değil; olduğu haliyle kabul edebilecek cesareti göstermemiz üzerine olursa daha sağlam olur. Unutma. Kimi sevebileceğini seçebilirsin. Kimsenin kötü davranışına seviyorum sanıp kendi değerinden almasına izin verme. 

Yorumlar

Popüler Yayınlar