Gitmek ve Sevmek
Beni çok sevsen de gideceğim
Beni seviyormuş gibi yapıp sevmesen ve sevmeye çalışsan da gideceğim
Sevemezsen de gideceğim
Mutlu etsen de mutsuz etsen de gideceğim
Çok güzel günlerimiz olsa da gideceğim
Yanından hiç ayrılmak istemesem de gideceğim
Yanındayken yada değilken de gideceğim
Üzersen de gideceğim
Dünyaları önüme sersen bile ben yine gideceğim
Uzakta olsan da gideceğim
yan yana olsak da gideceğim
Sana bağlansam, sensiz yapamasam bile gideceğim
Evlensek de gideceğim
Bir ömür mutlu yaşamaya yeminler etsen de gideceğim
Yalanlar söylesen gideceğim
Hayatın doğrudan ibaret olsa mükemmel bir insan bile olsan ben bu yüzden de ondan gideceğim
Benim için yanlış kişi olursan gideceğim
Çok seversem de gideceğim sevemezsem de gideceğim
Hayatımın en güzel günlerini seninle yaşasam bile gideceğim
Belki de ben gideceğim belki de sen gideceksin. Her şey ihtimal dahilinde ve gitmek isteyen bir insanı tutmak çok zor. İnsanları hayatımızda sonsuza kadar var edemiyoruz ama bunca ihtimalin içinde yine de sevmeye devam edebilmektir belki de sevgiyi gerçek kılan şey. Evet ben gidebilirim, sen gidebilirsin ama birbirimize karşı hiçbir zorunluluk duymadan, sensiz de yaşayabileceğini bile bile karşındaki insanı seçebilmek. Özgür hissedebilmektir biraz da sevmek. Yanındayken aldığın nefesin tadı olmasıdır, olamaz mı? Ben sevebilen insanları gerçekten çok cesur buluyorum. Çünkü sevmek gerçekten rastgele bir eylem değil. Öyle soğanı, domatesi, biberi, patatesi koy al sana yemek, bir ömür bununla doyarsın ama sabah akşam aynı şeyi yesen hem bıkarsın hem de vitamin alamazsın. Ve dünyadaki diğer olasılıklardan da mahrum kalırsın. Sevmek, bir anda olabilecek bir şey değil yada dünyanın en iyi yemeğini bulmaya çalışmakta değil. Sevmek önce kendine iyi gelen şeyleri deneye yanıla bulup kendini çözmek, çok kötü şeylerden de geçmek ama çok iyi şeylerde de rastlaşmak.. Asla en iyiyi bulmak değil. Uyumu bulmak ama tek bir uyumu değil, bir sürü uyumu bulmak ve devam etmek, sürekli başka şeylerde deneyimlemek, kendinle ve karşındakiyle. Bir şeyler yaptıkça, başardıkça kendi değerini kendin bulabilmek.. Belki de sürekli paylaşmak. Bazen bir yemeği, bir uykuyu, bir yürümeyi, mutluluğu, üzülmeyi, çabayı, iyiliği, güzelliği, huzuru, dibi, arkadaşlığı ve olursa belki bir hayatı... Dünyanın en kötü yemeğini bir kaşığa koy ama sevdiğin insan yedirsin, yine dünyanın en kötü yemeğidir, belki gidip kusup geri geleceksindir ama bu sırada Allah kahretsin neden bana bunu yedirdin deyip hayata da sevdiğin insana da isyan etmezsin. Gülersin, geçersin ve o da mükemmel anlarınızdan birine yazılır. Huzurdur da çünkü sevgi. Öyle lanet etmeye, incitmeye karşı çok hassastır, kırılır ve asla birleşemez. Yaşamaktır sevgi. İliğine kadar hissedebilmek ve aynı zamanda karşındaki insanın seni boğabilecek ihtimalini de göze almaktır. Eh biraz doğum ve ölüme de benziyor bu yüzden. Ölecek olsan bile yaşayacaksın. Yaşayacaksan da iliklerine kadar. Çünkü sevebilen insanlar deneyimleyebilir ancak gerçek yaşamı. Seni bir anda göğe çıkarıp dipte boğarken anlarsın yaşamak neymiş ne değilmiş. Bir yoldur sevmek.. Önce kendinden başlar sonra başkalarına kadar uzanan bir yol. İçinde çiçeklerde vardır, dikenlerde, ağaçlarda vardır otobanlı yollarda, insanlarda vardır insan gibi görünenlerde, hayal kırıklıkları da vardır mucizelerde.. Sihirli bir yoldur sevmek görmek isteyenlere. Acı bir şaraptır sevmek. İlk içtiğinde boğazını yakar ama saniyeler içinde tatlı bir tada evrilip tekrar içirtebilen bir şeydir. Güzeldir aslında sevgi tabi içmeyi bilene. Gitme zamanı geldiğinde gidebilmektir sevmek. Önce sevdiğin kendini incitmemek için sonra da karşındaki kişiyi daha çok üzmemek için. Aldatmadan, kırmadan dökmeden.. Ama kırmaktır da sevmek. Birbirimizin yaralarına basa basa bir daha basmamayı öğretir bize. Önce kanatır, varlığını hissettirir sonra kendi kendine kapanır ve bu da aşılır. Çünkü sevmek kanattığını tedavi de edebilecek güce sahip olabilmektir. Gökyüzü kadardır sevmek. Olduğun yerden baktığında ucu bucağı varmış gibi gözükür ama sevdiğin insanın ruhuna dokunduğun zaman, orada bir gezin bakalım var mıdır ucu bucağı çünkü ben henüz bulabilmiş değilim. Sevdikçe sevesi, öptükçe öpesi gelen bir eylemdir sevmek. Her seferinde farklı hissettirir. Çünkü her gökyüzüne baktığında aynı hisler içerisinde olmazsın. Değişkendir ama sabittir. Bütün zıtlıklara rağmen oradadır ve daima ana gülümser. Her olumsuzluğa karşı dimdik durabilmektir sevmek. Çabalamaktır, mücadeledir, bitmeyen bir derstir ve bu yüzden derler ya zaten ya bana ders olacaksın yada hayatım olacaksın. Bütün hayatını tek bir kişiyle geçirmeyi istemektir sevmek. Evet hem de bir gün gitme ihtimaline bir gün kendinin de gidebilme ihtimaline karşı. Turgut Uyar' ın dediği gibi "Hoşçakalsın en eskisi en yenisi aşklarım, gitmek ne demek kaçacağım." Ama bende eklerim ki önce kendime sonra da bir gün evleneceğim kadına kaçacağım. Bir gün.. Olursa, neden olmasın? Kendinden de kaçmaktır sevmek. Çünkü başka biri olabilmekte hoşuna gider insanın. Bu yüzden en çok olduğu kişiden kaçar. Sevilebilmek ister ömür boyu ama sonradan anlar. Kendinden kaçtıkça, kendinden uzaklaştıkça sevgi de yanlış anlaşılır. Sevmek çok şeydir ama onu nasıl anladığına göre şekil alır işte. Sevmek dünyanın en güzel şeyidir ama yalnızca güzel gözlerle bakabilen insanlar için. Gördüğün şeydir çünkü. Bu yüzden önce kendini görebilmeli sonra da diğerini görmeli ama kendinden ayrı olarak, olduğu haliyle. Çünkü yine olduğu halde sevebilmektir bir insanı. Sevmediğin, hatta nefret ettiğin şeylerin bile güzel görünebilmesi, dünyadaki bütün çirkinlikleri kapatabilecek güzellikte olmasıdır. Güvenlidir. Ne kadar başta desek te gitmek, öyle kapıyı bir an da çarpıp çıkıp gitmez. Gidemez çünkü sevgi daima galip gelir. Ben biraz romatiğim belki de bilmiyorum ama gitmek kolay bir şey değil. Gerçek sevgilerin, gerçekten kurulabilen bağların ömürlük olduğunu düşünüyorum. Başta da dediğim gibi sevmek öyle kolay bir şey değil. Ama çokta büyük konuşmamakta gerekir. Seviyorsanız eğer büyükte konuşmayın derim. Poyraz Karayel de bir sahne var, izleyenler bilir. Asla onsuz yaşayamam deme, onsuzda yaşatırım seni," der ve yaşatır. Sonra final bölümünde buna çok güzel de bir cevap gelir. Yaşamak, yaşamak.. Nefes alıp vermek yaşamaksa yaşamaktır elbet. Sevgi çok değerli bir şey. O yüzden büyük konuşarak harcanmamalı. Sevgiyi de değerli kılan şey bizleriz. Hislerimiz, bağlarımız, değerlerimiz yani kendimiziz. Umarım doya doya sevip sevilebilecek bir hayat süreriz. Bunu sadece kendim için istemiyorum. Sevmek, sevilebilmek.. Ömür boyu.
Yorumlar
Yorum Gönder