Sona Doğru Yaklaşırken…

  Hayatımın en güzel zamanlarındayım. Birçok insana göre korkutucu gelen, artık olgunlaştığımı hissettiğim, büyüdüğüm bir yaşa gireceğim. 20 lerimin son zamanlarında içimde garip bir his var ve ister istemez tercihlerim konusunda kendimi sorgulamaya başladım. Çoğu insana göre geç iş hayatına katıldım. Bana göre çok ters bir meslek içindeyim ama kendimi aşmam için şu an yürümem gereken yolun bu olduğunu da hissediyorum. Lakin gelecekte gerçekten istediğim, mutlu olabileceğime inandığım bazı dönemler var. Buna o kadar çok içten inanıyorum ki şu an ki hayatımı sadece yaşamak için yaşıyorum. Gerçekten olmak istediğim insanın yanında olamamak, sürekli yer değiştirmek zorunda kalmak, güncel aile sorunlarım ve hala ister istemez bu işte gerçekten mutlu muyum diye kendimi sorgulayışım asla bitmiyor. Zihnim bu kadar çok meşgul olurken hala gelecek konusunda tereddütlerim varken yeni şeylere ne kadar adım atıcı olsam da bir şekilde o işleri yarım bırakıyorum ve yapmak istemiyorum. Bazen zihinsel yorgunluğum o kadar ağır geliyor ki boş boş sosyal medyada takılıp gündemi takip edip kendi zihnimi hayatımdan uzaklaştırmaya çalışıyorum. Şu an yeni bir kitaba başladım. “Çalınan Dikkat”. Belki ismini duymuşsunuzdur. Daha önce bu kitabın yazarının “Kaybolan Bağlar” adlı kitabını okuyup çok beğenmiştim. Hazır odak süremi kaybetmiş, ateş elementimin dengesizliği beni oradan oraya savururken buna başlamak istedim. Ama bilin bakalım kim okuyamıyor? Kitabı elime yaklaşık bir hafta önce aldım ve yatağın üstüne atıverdim. Arada aklıma gelince okumak istiyorum ama içimden bir güç yine beni geri çekiyor ve sanki başka şeyler yapmam gerekiyormuş, şu an zamanı değilmiş gibi hissediyorum. Yaptığım tek şey de ya dizi izliyorum ya da ailemle boş boş oturuyorum. Bir şeyi tamamlayabilmeye olan inancımı da kaybettim. Neyse. Bugün zihnimi biraz daha durgun hissettiğim için yine kitaba göz atmak istedim. Ama zihnim başka yere kayacak ya aklıma başka bir şey daha geldi. Okuduğumda içinde beliren bir his… Evet, gelecekte gerçekten mutlu olabileceğim bir hayat var, evet şu an gerçekten kendimi o kadar da mutlu hissettiğim bir dönemde değilim, yaşamak için yaşamaya çalışıyorum, o hayata sahip olmak için para kazanıyorum falan filan ama bütün hayatım böyle geçmeye de devam ediyor. Acaba zihnim gelecekte o hayatın beni o kadar mutlu edeceğine inandırdığı için mi şu an bu haldeyim? Bu zaman içinde alışkanlık haline gelip, sadece orada mutlu olacağıma inandırdığım için mi bu kendimi boş vermişlik? Kendime böyle bir hayatı mı alışkanlık haline getirdim? Büyük ihtimal evet. Şu an zihnim o kadar dolu ki sadece boş şeylerle vakit geçirebiliyorum. Asla odaklanamıyorum. Yapmak istediğim birçok şeyi yapamıyorum ve ben hayatıma böyle nankör bir şekilde yaklaştıkça alışkanlık haline geldi. O gerçekten hayalini kurduğum, mutlu zamanlar gelse bile ben artık şu an hayal ettiğim kişi olamayacağım. Ve o kişi şu anki yaşlarını gelecekteki haline hazırlayamadığı, doya doya yaşayamadığı için büyük bir acı çekecek. Sadece o zamanların gelmesini bekleyip bir hayat geçirilemez ki? Hani nerede o benim mücadeleci ruhum? Saatlerce yoga ile ilgilenip sadece kendime odaklandığım, kendi elimden tuttuğum ben neredeyim? Kendi yaşadığım hayata katlanmak için o kadar gereksiz bir güç uyguluyorum ki bu beni sadece yorgun düşürüyor. Her seferinde gerekli gücü kendimde artık bulabildiğimi düşünüp yeniden başa sarıyorum. Artık hayatımın iplerini ben değil, hayali bir başka güç tutuyor gibi. Çünkü ipleri sıkı sıkı tutan bir insanın muazzam bir irade gücü olur. Kendimi suçlayıcı konuşuyorum belki biraz. Suçlu da değilim aslında sadece hayat ve kendim arasındaki o eşsiz uyumu istiyorum. Bazı şeylerin uygulamaya geçmesi gerçekten çok zor. Kendime bu konuda yüklenmeden, kendime doğru yolu göstererek ve zamanla var olan alışkanlıklarımı yerine başka şeylerle değiştirerek, anı kaçırmayarak, mutsuz olmayarak, ileride güzel günler için gerçekten çabalayarak ve en önemlisi kendime onan inancımı yitirmeyerek kendi hızımda en iyisi için bir yola çıkmam gerekiyor. Daha önce kötü alışkanlıklarımın yerine başka şeylerle doldurmayı denedim. Sadece belli bir süre geçmesi gerekiyor ve ne olursa olsun o yolda ilerlemeliyim. Çünkü hayat ben kendime doğru yaklaştıkça tam tersini yapacak. Zor şeyler önüme koyacak. Her birini aşmam gerekecek. Şu an yaşadığım hayat kötü bir hayat değil. Az da mücadele vermiyorum ama sadece yaşamak için bu mücadelem. Daha iyisini yapabileceğime inanıyorum. Bu da öyle bir dönemdi deyip geçebileceğim günlerimi biliyorum. O zaman ne diyoruz, o günler geldiğinde daha iyi bir Melis için...

 Şunu da söylemeden geçmek istemiyorum. Ben böyle günlerin geleceğini bile hayal edemezdim. Çok fazla yol kat ettim. Çok şey öğrendim, çok değiştim. Hayal ettiğimdem daha güzel günler yaşadım aslında. Sanırım kendime yine biraz haksızlık ediyorum. Bir daha ki yazım ne kadar geliştiğim üzerine olsun ki yürüdüğüm yolun kıymetini bileyim. Yine sadece olumsuzlukları görmeye başladım. Halbuki yürüdüğüm yol, attığım her adım çok kıymetliydi. 

Yorumlar

Popüler Yayınlar